Richard Stallman'a göre tescilli (sahipli) yazılım, kullanıcıları teknik hatalardan ziyade geliştiricinin sahip olduğu "adaletsiz güç" (unjust power) yoluyla tehdit eder. Kullanıcılar programı kontrol edemediğinde, program kullanıcıları kontrol eder; bu da geliştiricinin kullanıcı üzerinde mutlak bir hakimiyet kurmasına yol açar.
Stallman, günümüzde tescilli yazılımların çoğunun aslında "sahipli kötü amaçlı yazılım" (proprietary malware) olarak işlev gördüğünü belirtir. İşte kullanıcıları tehdit eden somut pratikler:
Tescilli yazılımlar sıklıkla kullanıcıyı gözetler (snoops) ve takip eder (tracks). Kullanıcının ne yaptığını, hangi verilere eriştiğini izleyerek mahremiyeti ihlal eder. Kullanıcının mahremiyeti, yazılım geliştiricisinin ticari veya siyasi çıkarları uğruna feda edilir.
Yazılım, kullanıcının yapmak istediği işlemleri kısıtlayabilir. Stallman buna örnek olarak Blu-ray teknolojisini gösterir; bu teknoloji, kullanıcının satın aldığı medyayı nasıl kullanacağına dair engeller koyarak kullanıcıyı adeta "düşman" gibi görür. Bu, tescilli yazılımların kullanıcıya karşı silah olarak kullanıldığının bir örneğidir.
Geliştiriciler, kullanıcıların cihazlarına uzaktan müdahale etme ve hatta içeriklerini silme gücüne sahiptir:
Tescilli yazılımlar, geliştiricinin kullanıcının haberi olmadan sistemi değiştirebileceği "evrensel arka kapılar" içerebilir. Stallman, Microsoft Windows'un bu tür bir arka kapıya sahip olduğunu ve Microsoft'un bu gücü kullanıcıları sabote etmek için kullanabildiğini belirtir.
Örneğin, Microsoft'un Windows'taki güvenlik açıklarını düzeltmek yerine, bu